Akılcı İlaç Kullanımı
Doğal kaynaklı ilaçların üretildiği geleneksel eczacılık dönemi, tüm dünyada 1940’lı yıllara kadar sürmüştür. Bu yıllardan sonra, endüstrinin gelişmesi ile hasta odaklı eczacılık dönemine geçiş yapılmıştır. Endüstride yaşanan devrim, ilaçların üretimini eczanelerden ve küçük laboratuarlardan ilaç endüstrisi laboratuarlarına taşımıştır. Yeni ilaçlar eskilere göre çok daha etkindirler. İlaçların toksisiteleri ve yan etkilerindeki belirgin artış, bunların etkin ve minimum risk ile kullanılma zorunluluğunu ve özel bilgileri gerektirmektedir. Böylece zaman içerisinde, “akılcı ilaç kullanımı” diye bir kavram ortaya çıkmıştır.
Akılcı ilaç kullanımı, gereksinim duyulan ilacın gerektiği anda, gerektiği sürede kullanımıdır.
İlaç kullanımı dendiğinde üç madde söz konusudur:
Bu nedenle hastanın, hekimle karşılaştıktan sonra, hekimin önerileri doğrultusunda ilacı kullanması gerekir. Hastanın doğru yönlendirilmesinden eczacı sorumludur. Eczacı, hekimin önerilerini hastaya eksiksiz ve doğru bir şekilde aktarmaktan sorumludur. İlacın kullanıldığı süre zarfında, hastanın yakın takibi önemlidir. Hastanın, hekim ve eczacı tarafından tedavisi ile ilgili bilgilendirilmesi sağlanmalıdır. Kişilerin kendilerinden başkalarına reçete yazdırmalarının engellenmesi hususunda gerekli önlemler alınmalıdır.
Amaç, öncelikle ilaç kullanımının geliştirilmesi, toplum üzerinde yanlış ilaç kullanımından kaynaklanan ekonomik ve sosyal yükün azaltılması, fizyolojik, biyolojik ve psikolojik zararların önlenmesidir.
Akılcı ilaç kullanımı ilkeleri beş ana başlıkta görülür:
1- Doğru tanıya dayanmak;
2- Uygun ilacı seçmek; gereken dozunu, uygun yoldan ve tedavi sanatı ile sunmak ve yeterli süre kullanmak;
3- Tedavi başarısını değerlendirmek; yan etkileri ve hastanın uyuncunu izlemek;
4- Birden çok ilaç kullanılacaksa etkileşmelerini değerlendirmek;
5- Tasarlanan tedavinin gerçekleşebilirliğini ve maliyetini dikkate almak.
Doğru ve erken tanı başarılı bir tıbbi tedavinin ön koşuludur. Hekim, hastasındaki yakınmaları ve hastalık öyküsünü kendi saptayacağı belirtiler ile birleştirip, gerektiğinde yardımcı laboratuar bulgularını da dikkate alarak hem klinik hem de etiyolojik tanıya varmak ister. Tanı koyulmasının ardından, tedaviye başlamak için uygun ilaçlar seçilir. Eczacının görevi bu noktada başlamaktadır.
Eczacı, doktorun reçete ettiği ilaç(lar)ın hasta tarafından en doğru şekilde kullanılmasını sağlamaktan ve bu süreçte hastanın takibinden sorumludur. Kullanılan ilaçların tüm olası etkilerine ilişkin açıklamaların danışılması ve bireysel bazda hastanın ilaca yönelik bakımı eczacıya aittir. Başka bir deyişle eczacı, topluma ilaç ve sağlık danışmanı olarak hizmet eder.
Toplum sağlığı açısından bu sistemle, bilinçsizce ve yanlış dozda kullanılan ilaçların masrafı ödenecek ve yan etkileri azaltılacaktır.
Kaynak : www.iegm.gov.tr
|